 |
Dubai'de son günlerde yaşanan ekonomik gelişmeler yeni bir krizin habercisi olabilir mi sorusunu akıllara getirdi. Özellikle Körfez ülkeleri başta olmak üzere piyasalarda tedirgin bir bekleyiş söz konusu. Dubai Hükümetinin sahip olduğu yatırım şirketi 59 milyar dolarlık borçlarının ödemesinin ertelenmesini isteyince emirliğin iflasın eşiğinde olduğu konuşulmaya başlandı.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) parlayan emirliği Dubai, krizin pençesinde zor günler geçiriyor. Bir zamanlar alışverişin milli spor olarak kabul edildiği, ancak geçen yıldan bu yana bir türlü belini doğrultamayan Dubai'den gelen bir haber yaraların daha da derinleşeceğine işaret etti. Dubai'nin hızla kalkınmasındaki itici güç olan, hükümetin sahibi olduğu yatırım şirketi Dubai World, borç geri ödemelerinin altı ay ertelenmesini talep etti. Alacaklılarına 59 milyar dolar borcu bulunan şirket, bu borcun geri ödemelerinin gelecek yılın mayıs ayına dek ertelenmesini istiyor. Dubai World'ün yan kuruluşu olan ve Dubai'deki palmiye adası Palm Jumeriah'ı da inşa eden emlak geliştirme şirketi Nakheel de aynı şekilde borçlarının ertelenmesini talep etti. Nakheel, mayıs ayı başında BAE'den 5 milyar dolar yardım almış, şirket, yardımı devlete bağlı şirketlere olan borçlarını ödeyebilmek için aldığını belirtmişti.
Şirketlerin Notu Tehlikede
Bu arada, kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's da, son gelişmenin ardından Dubai hükümetiyle bağlantılı şirketlerin kredi notunu düşüreceğini duyurdu. Dünyanın önde gelen denetim şirketlerinden Deloitte'tan mali alanda yeniden yapılanma desteği istemeye hazırlanan Dubai World'ün içine düştüğü bu durum Dubai'nin ekonomik sağlığının da bir kez daha masaya yatırılmasına neden oldu.
Körfez Genelinde Endişe
BAE, Dubai'de geçen yıldan bu yana süren kriz ortamına kayıtsız kalmamış, emirliğe mali destek vermeye, Dubai'nin devlet harcamasını kısmasından sonra, bankalarına ve finans sektörüne yardım yapmaya başlamıştı. BAE'nin finanse ettiği bu 20 milyar dolarlık kurtarma planı 37 yıllık ülkenin tarihinde bir ilkin yaşanmasına neden olmuştu.
Öte yandan, aslında Körfez bölgesinin tek sıkıntıda olan yeri Dubai değil. Dubai World'ün çarşamba günü yaptığı açıklama Körfez'deki tüm ülkelerde yatırımcı güvenini derinden sarstı. Abu Dhabi, Suudi Arabistan ve Katar'da da CDS'ler yükseldi. Suudi Arabistan'da bu yıl Saad ve Algosaibi gruplarının 22 milyar dolarlık borçlarını yeniden yapılandırmaları zaten yatırımcı güvenini zedelemişti. Rekor seviyelerdeki petrol fiyatlarından gelen trilyonlarca dolarlık döviz rezervlerini gelişmiş piyasalarda ucuz hisse avına yönlendiren Körfez bölgesi ülkelerine ait servet yatırım fonları da diken üzerinde duruyor.
Batmasına İzin Verilmez
Küresel krizden ciddi anlamda etkilenen Dubai'nin iflasın eşiğine gelmesinde en büyük etken ekonominin büyüme konusunda borç mekanizması üzerine kurulu olması nedeniyle küresel likiditeye sıkı sıkıya bağlı olması oldu. Bir diğer neden ise ülkede emlak arzının bolluğu ve kriz nedeniyle bu gayrımenkullere alıcı bulunamamasıydı. Yıl sonuna kadar ödemesi gereken toplam 20 milyar dolar borcu olan Dubai'nin altı yıllık hızlı kalkınma süreci "Dubai modeli" olarak literatüre geçmiş ve pek çok ülke tarafından örnek alınmaya başlamıştı. Ancak krizde bu hızlı kalkınma süreci ciddi bir sekteye uğradı. Pek çok uzmana göre Dubai, yabancı sermaye ve dev inşaat projelerine dayanan gösterişli büyüme modelinin bedelini ödüyor. Ancak BAE'nin en gözde emirliklerinden olan Dubai'nin batmasına kolay kolay izin verilmeyecek gibi görünüyor(Referans). Bununla birlikte; Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, Dubai'de ortaya çıkan borç krizinin Türkiye'yi etkilemeyeceği görüşündeler. Türk bankalarının gerek yabancı ülkelerdeki varlık ve ilişkileri, gerekse mali bünyelerinin sağlamlığı nedeniyle, Dubai'de ortaya çıkan krizi minumum düzeyde yaşayacakları vurgulanmaktadır .