Muhasebe Haberleri
![]() |
Karapara aklama terimi ile ilgili aklama kelimesinin kullanılmasının 1928 yılında ünlü mafya lideri Al Capone‘un uyuşturucu ve kaçakçılık işlerinden elde ettiği gelirleri yasal göstermek için nakit para sistemiyle çalışan çamaşırhaneler zinciri kurması gösterilmektedir.
Genel olarak elde edilen suç geliri olarak tanımlanan karapara kavramı her ne kadar literatüre 20. asırda girmiş olsa da, karapara aklama faaliyetleri M.Ö 4000 yılına dayanmaktadır. Asurlu tüccarların daha az vergi vermek için vergi görevlilerine rüşvet verdiklerine tarihi eserlerde rastlanılmakta,bu da bize karaparanın çok eski yıllarda da elde edildiğini göstermektedir.
Günümüzde karapara aklama kavramı genişlemekte, örgütlü ve uzmanlık gerektiren, baş edilmesi ise oldukça zor olan, teknolojik ve hukuki imkânları çok iyi derecede kullanan örgütlerin faaliyetlerine konu olmaktadır.
Karapara Aklama Kavramı
En basit tanımıyla karapara aklama kavramı bir suçla ilgili olarak elde edilen suç gelirine, yasal bir şekilde elde edilmiş görüntüsü verilerek suçun izlerinin ve elde edilen gelirin örtbas edilmesidir. Karapara aklama suçunun gerçekleşmesi için öncelikle bir öncül suç oluşmalı, ardından bu suçtan bir miktar gelir elde edilmeli ve elde edilen bu gelirin öncül suçla olan bağı gizlenmelidir. Böylece öncül suçun üzeri örtülmekte ve bunun yanında bahse konu suç gelirinin yasal bir şekilde kazanıldığı görüntüsü verilmektedir.
Başka bir ifade ile yasadışı yollardan, özellikle uzmanlaşmış organize suç örgütleri tarafından işlenen suçlardan sağlanılan suç gelirlerinin, bu örgütler ve işledikleri suçlarla ilişkilerinin gizlenerek saklanmasıdır. Bununla birlikte birtakım uzmanlık gerektiren işlemlerle elde etmiş oldukları bu yasa dışı gelirlere suç kaynağının yasal bir kazanç görüntüsü verilmesi için yapılan işlemler karapara aklama eyleminin konusudur.
Karapara Aklama Sürecinde Meydana Gelen Aşamalar
Suç örgütlerince elde edilen büyük miktarlardaki karaparanın nakit olması nedeniyle yasal sisteme sokulması dikkat çekici niteliktedir. Karaparanın bu şekilde sisteme entegre edilmesi suçla ve karaparayla mücadele eden kurumların dikkatini çekecektir. Bu durumda suç örgütlerinin işlemiş oldukları suçlar açığa çıkacak ve elde edilen karapara müsadere edilerek devletin kasasına geçecektir. Bu nedenle suç örgütleri suçtan elde etmiş oldukları karaparalarını suçla ve karaparayla mücadele eden kurumların dikkatini çekmeden yapmak zorundadırlar. Küçük miktarlı banknotlardan oluşan büyük miktarda paralar özellikle uluslar arası karapara ile mücadele edilen kurumlarda tartılarak ölçülmeye başlanmıştır.
Suç örgütlerinin elde ettikleri karaparayı aklamalarının başlıca nedenleri; suçla olan bağlantıları gizleyerek kaynağını saklayarak paranın müsadereye tabi olmasını engellemek ve yasal bir kaynaktan elde edilmiş görüntüsü vererek mali sisteme sokmaya çalışmaktır. Bu nedenle suç örgütleri söz konusu suçun konusunu ve kaynağını gizlemeyi, paranın şeklini değiştirmeyi, yapılan bu işlemlerin gizlenmesini ve her aşamada karaparayı kontrol ederek karapara aklamayı amaçlamaktadırlar.
Yerleştirme Aşaması
Yerleştirme aşamasında karapara aklayıcılar karaparayı mali sisteme entegre ederler. Bu durumda büyük miktarlarda olan nakit para mali sisteme sokulmaktadır. Karaparanın nakit formunun değişmesi, kaynağının değiştirilmesi elde edildiği yerden uzaklaştırılması amaçlanır. Büyük miktarlardaki karapara küçük miktarlara ayrılır veya çek, döviz gibi mali değerlere dönüştürülür.
Yerleştirme aşaması karapara aklayıcıları için karapara aklama sürecindeki en zor aşamadır. Çünkü büyük miktarlarda ve nakit formda bulunan paranın mali sisteme entegre edilmesi durumunda karapara aklama ile mücadele eden birimlerin dikkatleri bu paranın kaynağının tespiti üzerinde yoğunlaşacaktır. Dolayısıyla karapara aklayıcıların karapara aklama konusunda en çok zorlandıkları bu aşama karapara ile mücadele eden kurumların tespit yapabildikleri en kolay olduğu aşamadır.
Karapara para aklayıcıların karaparalarını yasal sistemdeki finansal kuruluşlara başarıyla entegre etmeleri durumunda işlem yaptıkları ikinci ve üçüncü kuruluşlar ilk işlemin konu olduğu finans kurumunun karapara sorgulaması yaptığı bilinciyle paranın kaynağını sorgulamazlar. Bu nedenle suç örgütleri özellikle finansal kuruluşlara sahip olmaya çalışarak karapara aklama işlemini kolaylaştırmaya çalışmaktadırlar.
Yerleştirme aşamasında karapara aklayıcılar finans kurumları dışında yüksek fiyatların hâkim olduğu mal ve hizmet piyasalarında bir çeşit işlemler gerçekleştirerek karapara aklamaktadırlar. Örneğin satın almış oldukları gayrimenkulü daha yüksek fiyatlarda satmış göstererek karapara aklamaktadırlar.
Ayrıca değerli taşlar, tarihi ve sanat eserleri, lüks mallar, antika eserler de alıp satarak karapara aklamaya müsait sektörlerde işletmeler açarak bu gibi sektörlerin
gelirleri bakımından denetlenmelerinin zor olması nedeniyle yüksek gelirler elde etmiş gibi görünerek de karapara aklamayı amaçlamaktadırlar.
Karapara aklayıcılar, günümüzde kredi kartı, havale, sevk gibi nakit paranın yerini alan mali değerler ile elde ettikleri büyük miktarlardaki gelirlerini aklamak için bir takım teknik işlemler yaparak karaparalarını çok hızlı bir şekilde farklı ülkelerde dolaştırmak isterler. Karapara aklayıcılar özellikle günümüzde SWIFT olarak adlandırılan Dünya Bankalar Arası Mali İletişim Sistemi gibi programlar vasıtasıyla çok hızlı sürede sayısız mali işlem gerçekleşebilmektedir.
Ayrıştırma Aşaması
Katmanlara ayırma olarak da adlandırılan bu aşamada karapara bir dizi mali işlemden geçirilmekte, miktar ve kaynağının farklılığı konusunda çeşitlilikler sağlanmak suretiyle karaparanın kaynağının ve suç izlerinin ortadan kalkması sağlanmaktadır. Ayrıştırma aşamasında birçok finansal işlemler kullanılarak söz konusu karapara uluslar arası dolaşım yapmakta, farklı ülkelerin mali sistemlerinde ve gizli hesaplarda hareket etmektedir.
Karapara aklayıcılar ayrıştırma aşamasını, karaparanın kaynağını gizleyerek kaynakla olan bağlantının kurulmasının engellemesini ve denetim mekanizmalarından kurtulmayı amaçladıkları için gerçekleştirirler. Karaparanın bankacılık sektörüne yerleşmesiyle birlikte söz konusu para çok kısa sürede farklı ülkelere aktarılır, farklı mali değerlere dönüşür. Farklı miktarlara bölündüğü gibi ilerleyen işlemlerde farklı miktarlara katlanabilir. Sonuç olarak karapara takibi çok zor ve farklı uzmanlık alanları gerektirecek, ayrıca denetim mekanizmalarının denetim süresini uzatacak ve uzmanları bıktıracak bir konu olarak denetim mekanizmalarını yıldıracak takibi zor bir konu olacaktır.
Karapara aklayıcılar özellikle ayrıştırma aşamasında denetim mekanizmasının zayıf olduğu, kişisel ve kurumsal hesap bilgilerinin gizli tutulduğu, paravan şirketler kurdukları vergi cennetleri sayesinde ayırma aşamasında karaparalarını rahatlıkla aklayabilmektedirler.148Ayrıca EFT, SWIFT, CHIPS ve CHAPS gibi mali fonların aktarımının finansal kurumlarca sağlandığı kanallar vasıtasıyla karapara aklayıcılar çok kısa sürelerde çok fazla sayıda finans hareketi yapmakta, işlemlere tabi tuttukları karaparalarını aklayabilmektedirler.
Karapara aklayıcılar bu aşamada artan teknolojik imkânlar sayesinde ülkeler arasında çok hızlı bir şekilde hareket ederek denetim mekanizmalarıyla aralarındaki takip mesafesini arttırmaktadır. Suçlular ve karapara aklayıcılar uluslar arası dolaşım imkânları sayesinde yaptıkları finansal işlemlerde sınırlara tabi değilken, denetim mekanizmaları ve yargı sistemleri maalesef sınırlara takılmaktadır. Uluslar arası mücadele gerektiren bu durum karapara aklamayla mücadelenin ve karaparanın takibinin zorluğunu göstermektedir.
Ayırma aşaması süre bakımından karapara aklayıcıların söz konusu paranın öncül suçla olan ilişkisinin kesildiği kanaatine vardıkları zaman tamamlanmış olmaktadır. Karapara aklayıcılar bu nedenle bu aşamada suç ve karapara bağlantısının kesildiğine dair kanaat oluşturacak kadar süren birçok işlem gerçekleştirirler. Ayrıca karapara aklayıcıların paraya olan ihtiyaçları da ayrıştırma aşamasının süresini belirleyen bir faktördür. Karapara aklayıcıların paraya ihtiyaç duymaları nedeniyle bu süre kısa sürebileceği gibi servet stoklarında yeterli paranın olması ve paraya ihtiyaç duymamaları durumunda da ayrıştırma aşaması daha uzun sürebilmektedir.
Bütünleştirme Aşaması
Bütünleştirme aşaması, karaparanın aklanarak yasadışı kaynağına yasal görüntü verilmesi ve mali sisteme sokulması sürecini ifade etmektedir. Aklanan
karapara mali sistem içerisinde yasal görünmesi nedeniyle serbest bir şekilde finansal işlemlere konu olacaktır.Karapara aklayıcılar bu aşamada çeşitli yöntemlerle yasal görünüm vererek müsadere edilmekten kurtarmış oldukları karaparalarıyla çeşitli yatırımlar yapmaktadırlar. Akladıkları büyük miktarlardaki karaparayla gayrimenkul alım satımı, lüks mal alım satımı, tahvil, hisse senedi alımı gibi yasal işlemlerle karapara artık mali sisteme entegre edilmiş olur.154 Örneğin almış oldukları gayrimenkulü çok yüksek fiyattan satmış göstererek veya gazino, kumarhane gibi denetimi zor işletmelerden çok yüksek karlar göstererek artık yasal mali işlemler gerçekleştirirler.
Aklamış oldukları karaparanın küçük bir kısmı sayılan büyük miktarını vakıf,
dernek, siyasi parti gibi sivil toplum örgütlerine bağışlayarak toplumda saygınlık kazanırlar.
Bütünleşme aşamasında aklanarak siteme entegre edilen karaparanın kaynağı ile alakalı sorulabilecek sorular için verilecek yasal deliler tamamlanmıştır. Karapara aklayıcılar karapara aklama sürecinin son aşamasıyla birlikte kısa bir sürede haksız gelirler elde etmiş ve bu gelirlere yasal bir kaynak görüntüsü vermişlerdir. Bu sayede haksız rekabete yol açarak birçok yatırım sektöründe mal ve hizmetlere bedelinin üstünde ücret ödeyen karapara aklayıcılar ekonomik sistemde hızlı bir şekilde büyüyeceklerdir.
KARAPARA AKLAMA YÖNTEMLERİ VE TÜRKİYE’ DE GERÇEKLEŞEN ÖRNEK OLAYLAR
Nakit Paranın Fiziken Ülke Dışına Çıkarılması
Nakit paranın fiziken başka ülkelere aktarılması yönteminde suç örgütleri yakalanma riskine karşı hukuki durumlardan yararlarına olacak şekilde faydalanmaya çalışırlar. Örneğin birbirine benzeyen iki valizden birine eşyalarını, diğerine karaparayı koyarak yurt dışına çıkarmak isteyen bir kişi yurt dışına çıkacağı esnada kontrolden geçtiği sırada yakalanması üzerine valizin kendine ait olmadığını söyleyerek kendisinin bu konuda kastının olmadığını ileri sürmüştür.
Örnek Olay 1
26.06.1997 tarihinde Kaçakçılık İstihbarat Takibat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürlüğü’ne bir ihbar yapılmıştır. Söz konusu ihbara göre Toros Firması’na ait ve plakası belirtilen bir otobüs vasıtasıyla yurt dışına uyuşturucu madde çıkarıldığı ve söz konusu uyuşturucu maddenin satışından elde edilen paranın yurda sokulacağı söylenmesi üzerine ilgili kurumlar yapmış olduğu çalışmalar neticesinde söz konusu aracı gümrük sahasında durdurmuşlardır. Söz konusu araç şoförlerine yanlarında getirdikleri eşyalardan Gümrük İdaresi’ne bildirilmesi gereken eşyalarının olup olmadığı sorulmuştur. Bunun üzerine şahıslar bu kapsamda bildirmeleri gereken herhangi bir eşyanın olmadığını söylemiş ve bu durum, ilgili görevlilerce tutanağa geçirilmiştir. Görevlilerce yapılan arama sonrasında aracın şoför koltuğunun altına saklanmış vaziyette içerisinde para bulunan 18 adet paket ve yarım kilo ziynet eşyası ele geçirilmiştir. Söz konusu paketlerde önemli bir kısmı dolar olan ve içinde bulunduğu gün itibariyle iki yüz milyar TL ye karşılık gelen mal varlığı ele geçirilmiştir. Söz konusu araçta bulunan üç şoför yapılmış olan sorgulama sonrasında bu paranın uyuşturucudan elde edildiğini itiraf etmiş, ayrıca kendilerinin
zarf başına elli dolar aldığını itiraf etmişlerdir.
Örnek Olay 2
Emniyet Genel Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının yürütmüş olduğu bir soruşturmada bir holding çalışanının İstanbul Atatürk Havalimanından ülkemize 3,5 milyon Mark getirmesi üzerine söz konusu kişi havalimanında yakalanmıştır. Holding çalışanı şahıs getirmiş olduğu paralarla alakalı gümrük idaresine herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Parçalama Yöntemi
Suç örgütleri bu yöntemde karaparayı aklamak için ellerindeki parayı küçük parçalara bölmektedirler. Buradaki amaç karapara ile mücadele eden denetim mekanizmalarının ve finansal kuruluşların dikkatini çekmemek için bildirim tutarının altındaki miktarlarla işlem yaparak karaparayı aklamaktır.
1990 yılında yaşlı bir Kolombiyalı vatandaş yanındaki dört kişi ile birlikte Avrupa seyahatine çıkar. Avrupa’nın birçok ülkesini ve ünlü şehirlerini dolaşırlar. Seyahat süresince toplam 68 bankada yaklaşık 36 milyon dolarlık hesap açar, yaşlı vatandaş son olarak gittiği Lüksemburg’da yetkili makamlarca karapara akladığı için tutuklanır.
Örnek Olay 1
Şüpheli A ve on arkadaşı değişik bankalarda kendi adlarına Dolar, Mark ve TL hesapları açtırmıştır. Bu şahıslar değişik şahıs ve firmalardan diğer ülkelerdeki kişi ve firmaların hesaplarına yatırılmak üzere efektifler almışlardır. Söz konusu efektiflerin bir kısmını diğer ülkelerdeki kişi ve firmaların hesaplarına ihracat bedeli olarak yatırmışlardır. Efektiflerin diğer kısmıyla ise değişik illerde döviz ve altın ticareti ile uğraşan şahıslara satmışlardır.
Bu olay ile ilgili MASAK görevlileri yapmış olduğu soruşturma neticesinde bir rapor hazırlamıştır. Söz konusu raporda şüpheli A ve on arkadaşının değişik bankalarda Dolar, Mark ve TL hesaplarını açtırdıklarını tespit edilmiştir. Ayrıca bu banka hesapları aracılığı ile 20.858.102 USD ve 11.141.479 USD’ nin çeşitli işlemlere ve sınır ötesi hareketlere tabi tutulduğu belirtilmiştir.
Örnek Olay 2
2000 yılında üç farklı ülkede uluslar arası yapılan bir uyuşturucu operasyonu çerçevesinde örgüt yöneticisi olan A ve B isimli şahıslar ile örgüt üyesi olan on beş kişi gözaltına alınır. Bu şahısların 1999’da önemli miktarlarda uyuşturucuyu farklı ülkelerde bulunan suç örgütlerine sattıkları tespit edilmiştir. Operasyon neticesinde şahıslar üç yıl hapis yatarak 2003 yılında serbest bırakılırlar. Operasyon kapsamında yapılan incelemede A ve B isimli şahısların 1992 ve 1996 yılları arasında meslek haline getirdikleri uyuşturucu madde ticaretinden ceza aldıkları, hapishane sürecinde tanıştıkları anlaşılmıştır.
Söz konusu operasyon kapsamında A isimli şahsın mal varlığıyla alakalı yapılan incelemede A isimli şahsın üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığı olmadığı saptanmıştır. A isimli şahıs uyuşturucudan elde ettiği gelirlerle çocukları adına çeşitli şirketler grubu kurmuş, ayrıca A isimli şahsın yaklaşık yüz adet gayrimenkulü yakınlarının adına satın aldığı tespit edilmiştir. A isimli şahıs bu süreçte çeşitli kamu kuruluşlarına ve vakıflara önemli miktarlarda bağışlarda bulunmuş, bununla birlikte 9 adet okul yaptırarak devlete bağışlamıştır. MASAK görevlileri A isimli şahıs, çocukları ve adlarına gayrimenkul alınan yakınları ile ilgili soruşturma başlatırlar.
Ödüncü Geri Verme Yöntemi
Bu yöntemin diğer adı oto finans yöntemidir. Bu yöntem karapara aklama sürecinin ayırma aşamasında kullanılmaktadır. Suç örgütleri bu yöntemde nakit olarak çıkardıkları karaparayı banka hesaplarının gizliliği ve denetimin tam olmadığı bankalara yatırırlar. Karapara aklayıcılar kendi ülkelerindeki bankalara yapmak istedikleri yatırımlar için diğer ülkelerdeki banka hesaplarını teminat gösterirler. Kendi ülkelerinden aldıkları kredilerle çeşitli yatırımlar yaparlar ve kredi geri ödeme zamanı geldiğinde kredilerini geri ödemezler ya da başkasına kefil olarak dolaylı almış oldukları kredileri ödemezler. Bu durumda kredi çekilen banka kendisine kredi karşılığı teminat olarak gösterilen ve diğer ülkede bulunan paraya haciz koyar.
Karapara aklayan suç örgütleri böylece yapmış oldukları yatırımla veya bu yatırımı satarak elde etmiş oldukları karaparayı aklamış olurlar. Ödüncü geri verme yöntemini ilk olarak ABD’de 1920’li yıllarda Al Capone kullanmıştır. Al Capone, mali danışmanının yönlendirmesiyle İsviçre bankalarında hesap açmıştır ve ABD‘ de yapmış olduğu yatırımlar karşılığında kredi almak için ABD bankalarına İsviçre’deki hesaplarını teminat göstermiştir. Almış olduğu
krediler ödenmeyince ABD bankaları İsviçre’deki bankalarda gösterilen teminata haciz koydurmuştur.
Başka bir aklama olayında Kanada’dan fiziki olarak İngiltere‘ye getirilen nakit paralarla Manş Adalarındaki şirketleri adına hesaplar açılmıştır. Bu hesaplar teminat gösterilerek Kuzey Amerika’daki emlak şirketlerine kredi çekilmiştir.
Çektikleri krediyi ödemeyen emlak şirketlerinin İngiltere’deki hesapları haciz edilmiştir. Sonuç itibariyle karapara aklanmış ve emlak şirketlerine sermaye olarak aktarılmıştır.
Paravan Şirketler Kurularak Hayali İhracat Yapılması
Paravan ve hayali şirketler hiçbir şekilde üretim ve ticari faaliyete konu olmayan, denetim sisteminin eksik işlediği ve sır saklama yükümlüklerinin bulunması nedeniyle belirlenmesinin zor olduğu ve sınır ötesinde kurulan şirketlerdir. Bu şirketlerin en önemli özelliği kâğıt üzerinde olmalarıdır. Bu şirketler hiçbir şekilde ticaret yapmaz ve üretim faaliyetlerinde bulunmaz. Bu şirketlerin kurulmasının asıl amacı suç örgütlerinin fiziken yurt dışına çıkarmış oldukları fonları çeşitli ticari faaliyetlere konu olmamasına rağmen ticaret faaliyeti yapıyor göstererek karaparayı aklamaktır.
Bu yöntemde suç örgütleri paravan ve hayali şirketler kurarak birçok ticaret ve üretim faaliyeti yapmış gibi göstermelik belgeler düzenler. Bu yüzden karapara aklama suçu ile mücadele eden kurumların karaparanın hareketlerini takip etmesi zorlaşacaktır. Yani karapara aklayan suç örgütleri kurmuş oldukları paravan şirketler sayesinde birçok belge düzenleyerek karaparanın izlerinin bulunmasını zorlaştırmaktır.456 Suç örgütleri bu yüzden kurulması birkaç yüz dolar kadar az bir masrafı olan birçok paravan şirket kurarak, bu paravan şirketler arasında sayısız fon aktarımı yaparlar. Bu durum karaparanın takibini zorlaştırır.
Suç örgütleri paravan şirketlerini karlı şirketler olarak göstererek vergi verebilirler. Neticede haksız bir şekilde kazanılan karapara aklanmış ve yasal bir kaynaktan elde edilmiş görüntüsü verilmiştir. Bununla birlikte suç örgütleri kar oranı yüksek ve düşük olan farklı şirketler kurarak spekülasyonlar yaparlar. Bu durum neticesinde değerlenen yatırımlar ile karapara aklanmış olur.
İspanya’da görülmekte olan bir davada bir suç örgütünün elde ettiği karaparayı aklamak için yaklaşık 500 paravan şirket kurduğu ve bu şirketler arasında birçok fon alım satım işlemini gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.
Örnek Olay 1
MASAK yapmış olduğu denetimler sonucunda yüzün üzerinde şirketin karapara akladığını tespit etmiştir. Yapılan denetlemelerde söz konusu şirketlerin Avrupa Birliği Ülkelerine yönelik ihracat faaliyetlerini yürüttükleri bu şirketlerin çokyüksek ihracat geliri elde ettiklerini beyan ettikleri belirtilmiştir. Bu ülkelerle yapılan bilgi alışverişi neticesinde ülkemizde yüksek ihracat geliri elde etiğini beyan eden şirketlerin Avrupa Ülkelerindeki ihracat yaptıkları şirketlerin söz konusu ihracatı çok düşük tutarlarda gösterdiği tespit edilmiştir. Ortaya çıkan bu çelişkili durumda bu şirketlerin karapara akladıkları belirtilmiştir.
İhracat yapılan Avrupa ülkelerindeki mali denetimin etkin olmaması ihracat yapılan firmaların beyanlarının doğruluğu konusunda kanaat oluşturmuştur. Söz konusu şirketler ihracat yoluyla bir yandan yüksek faturalandırma yaparak karapara aklarken diğer taraftan yüksek faturalandırmadan dolayı haksız vergi iadesi de almışlardır.
Örnek Olay 2
Aralık 1992 de kolluk makamlarına yapılan ihbarda Kısmetim Bir adlı gemide önemli miktarlarda eroin olduğu ve söz konusu eroinin Dubai’den yola çıkarak ülkemiz üzerinden Avrupa’ ya nakledileceği söylenmiştir. Bunun üzerine yapılan operasyon sonucunda gemi mürettebatı operasyonu önceden haber alması nedeniyle söz konusu gemiyi 3 ton 100 kilo eroinle batırmışlardır.
Kısmetim Bir adlı gemide yüklenen malların ihracat değeri 115 milyon dolar olarak gösterilmiştir. Bu durumda ihracattaki vergi iadesinin kapsamında 13 milyon USD değerinde vergi iadesine hak kazanılmıştır. Görüldüğü gibi toplam olarak 126 milyon USD değerinde ki karaparanın aklanması istenmektedir
Örnek Olay 3
Yapılan bir vergi incelenmesinde bir grup kişi tarafından çeşitli paravan şirketler aracılığıyla ihracat faaliyetleri yapıyor izlenimi verildiği ancak herhangi bir ticari faaliyete rastlanılmadığı tespit edilmiştir. Konu ile alakalı olarak MASAK’ a bilgi verilmiştir.
MASAK yapmış olduğu çalışmalar neticesinde üç kişilik bir grubun hayali ihracat faaliyetleri yürüttüğü ve bu şekilde devletten haksız vergi iadesi aldığını tespit etmiştir. Söz konusu üç kişiden A isimli şahıs ihracatçı firmalara sahte faturalar temin ederek bu firmaların haksız vergi iadesi almalarını sağlamıştır. A isimli şahıs vergi iadesi sağladığı firmalardan yapmış olduğu bu işlemler karşılığında komisyon almaktadır. Söz konusu komisyon A isimli şahsın bir yakınının banka hesabına aktarılmaktadır. B isimli şahıs ise kurmuş olduğu paravan şirketler üzerinden aldığı vergi iadesini gizlemek için yakınlarının hesapları üzerinden parayı dolaştırarak kendi hesabına satmaktadır. C isimli şahıs ise söz konusu şirketlerin mali müşavirliğini yaparak bu şirketlere sahte fatura temin etmiş ve bu işlemler neticesinde almış olduğu ücret karşılığında eşinin adına gayrimenkul satın almıştır.
Konu ile alakalı olarak adli makamlara bilgi verilerek gerekli soruşturma başlatılmıştır.
Sahte Fatura Kullanarak Aklama
Bu yöntemde karapara aklayıcılar diğer bir ülkedeki şirketlerden mal alıyor ve satıyormuş gibi sahte veya şişirilmiş faturalar kullanarak karapara aklamayı amaçlamaktadırlar. Bu yöntemde yurt dışındaki para ile ithalat ve ihracat yapılıyormuş gibi sahte faturalar kullanılmakta ve karapara aklanmaktadır. Sahte fatura kullanımını gizlemek ve karaparanın takibini zor hale getirmek için karapara aklayıcılar ithalat veya ihracat yapmış oldukları paravan şirketlerle diğer ülkelerdeki paravan şirketler arasında da ticaret yaptığına dair faturalar düzenlemektedirler. Karapara aklayıcıların herhangi bir ticari faaliyete konu olmadan ihracat yapıyor göstermek için sahte fatura düzenlemeleri durumunda hem karapara aklanmış, hem de haksız bir şekilde vergi iadesi alınmış olmaktadır.
Örnek Olay
Kolluk kuvvetlerine yapılan bir ihbarda A isimli şahsın bir otelin sahibi olduğu, söz konusu şahsın yabancı uyruklu kadınları pasaportlarını gasp ederek alıkoyduğu ve bu yabancı uyruklu kadınlara zorla fuhuş yaptırdığı, A isimli şahsın bu yolla geçimini sağladığı söylenmiştir.
İlgili kolluğun ihbar üzerine şüpheli A ya ait otelde yapmış olduğu aramalar neticesinde otelde kalan yabancı uyruklu bayanlara rastlanılmıştır. Ayrıca şahıs üzerinde bulunan 19.765 USD ve 50 Marka el koyulmuştur. Şüpheli şahıs A ise vermiş olduğu ifadesinde söz konusu paranın otel işletmeciliği faaliyetlerinden elde edildiğini beyan etmiştir.
Borç Alacak Yöntemiyle Karaparanın Aklanması
Bu karapara aklama yönteminde suç örgütleriçift taraflıdanışıklı biçimde borç alacak ilişkisi içerisine girerek borçlu veya alacaklı sıfatı ile karaparayı aklamaktadırlar.
Bu yöntemde suç örgütleri suç neticesinde elde ettikleri gelirleri nakit para yerine çek-senet gibi kıymetli evraklarla tahsil eder. Elde ettiği çek ve senetleri özellikle yoğun işlem hacmine sahip iş yerlerinin mutemetlerine teslim ederler.
Kendilerine çek verilen mutemetler kendi çalıştıkları şirketlerin adına işlem yaparmış gibi çeki tahsil ederek karaparanın aklanmasına yardımcı olurlar. Bu aklama sonucunda çalıştığı kurumun güvenine kötüye kullanan mutemet ise almış olduğu risk karşılığında komisyon almaktadır.
Suç örgütleri ayrıca adli yargı makamları aracılığı ile sahte bir borç alacak işleyişi içerisinde karapara aklamaktadırlar. Örneğin bir suç örgütü fiziken nakit halde çıkarmış olduğu karaparayı yurtdışında özellikle mali denetimin yetersiz olduğu ve bankacılık sırları prensibinin hâkim olduğu ülkelerde açmış olduğu paravan şirketlerin hesabına yatırırlar. Bu şirketlerle ticaret yaptığını ve kendisine borcunu ödemediğini belirten suç örgütü bu şirketlere karşı alacak davası açarak alacağını tahsil etmek ister. Yargı sürecinde ise karara bağlanarak ya da uzlaşma yolu ile sahte borcu resmi bir biçimde tahsil ederek karaparayı aklamış olmaktadırlar.
Günümüzde adli işlemlerin uzun sürmesi nedeni ile suç örgütleri daha çok tahkimusulüne başvururlar. Karaparayla mücadele eden kurumların bu aklama yönteminde taraflar arası karşılıklı anlaşma olması nedeni ile delil ve iz sürmesi zor bir durum olmaktadır.
Örnek Olay 1
MASAK görevlilerince yapılan bir denetlemede A isimli bankanın birçok firmaya verdiği yüksek tutarlı kredilerin temin edilmediği tespit edilmiştir. Bunun üzerine yapılan araştırmada bu bankadan kredi alan dört büyük firmanın B bankasının ortakları olduğu tespit edilmiştir. Bu durum üzerine araştırma genişletilerek B bankası hesapları incelendiğinde aynı şekilde B bankasından yüksek miktarlarda kredi alan dört farklı firmanın kredilerini geri ödemedikleri görülmüştür. Söz konusu dört firmanın A bankasının ortaklarına ait firmalar olduğu belirlenmiştir. Bu iki bankanın konuyla alakalı işlemleri incelendiğinde her iki bankadan çekilen kredi tutarlarının birbirlerine yakın olduğu görülmüştür. A ve B bankalarının ortaklarının söz konusu bankalarda bulunan paraları haksız bir şekilde elde ettikleri anlaşılmıştır. Bankalardan kredi çeken firmaların paravan şirketler olduğu ve faaliyet yürütmedikleri tespit edilmiştir. Banka sahiplerinin bu şekilde karapara akladıkları tespit edilerek gerekli adli soruşturma başlatılmıştır.
Örnek Olay 2
Kolluk kuvvetleri bir suç örgütü üzerinde yapmış olduğu operasyon neticesinde bir grup kişiyi gözaltına almıştır. Söz konusu kişilerin tehdit ve zorlama yoluyla altı kişiden 10 bin TL değerinde iki adet senet ve bir adet otomobil gasp ettikleri tespit edilmiştir. Suç örgütlerinin elde ettiği gelirlerle ilgili MASAK’ a bilgi verilmiştir.
MASAK yapmış olduğu araştırmalar neticesinde bu kişilerin suçtan elde edilen gelirlerin bir kısmını bölüştüklerini, kalan kısmıyla ise teminat göstererek yeni bir otomobil aldıklarını saptamıştır. Bu kişilerin karapara aklama suçunu işlediklerinin anlaşılması üzerine konuyla ilgili adli makamlara bilgi verilerek gerekli soruşturma başlatılmıştır.
Örnek Olay 3
Kıbrıs’ta bulunan First Merchant Bank’ ın yapılan bir araştırmada Rusya, İtalya, Türkiye, Orta Doğu ülkeleri arasında gerçekleşen uyuşturucu ticaretinden elde edilen paraları aklamakta aracı olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Bunun üzerine FMB’ nin kurucu şirketlerinin Bahama ve Virgin Adaları merkezli olduğu bu şirketlerin sahiplerinin bir ailenin fertleri olduğu anlaşılmıştır. FMB’ nin önemli müşterilerinden birisinin İtalya’ da uyuşturucu ticareti suçundan tutuklanması bu bankalar üzerindeki şüpheyi artmıştır. Belirtilen bankanın kurucuları olan aile fertlerinin kendi paralarını diğer ülkelerin bankalarından elde edilen krediymiş gibi Kadıköy’de bulunan bir Türk bankasının şubesine gönderdikleri tespit edilmiştir. Dava sonucunda belirtilen aile öncelikle hapis cezasına çarptırılmış daha sonra ise bu karar Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Japon Karıncalar Yöntemi
Bu yöntemle suç örgütleri elde etmiş oldukları kara parayı aklamak için örgüt üyelerine karaparayı dağıtırlar. Kendilerine para verilen bu kişiler gitmiş oldukları başlıca turizm amaçlı ülkelerde değerli ve taşınması kolay olan lüks mallar satın alırlar ve satın alınan bu malları suç örgütlerine teslim ederler. Suç örgütleri de bu değerli malları gözde alışveriş merkezlerinde bulunan lüks eşyalar satan alışveriş mağazalarına satarlar. Böylece karapara aklanmış olur.
1942 yılında Fransız resmi görevlileri Japon suç örgütlerince çeşitli suçlardan elde edilen yaklaşık 400 milyon Fransız frankı değerinde karaparanın bu yöntemle aklandığını tespit ederler. Buna göre Japon karıncalar adı verilen bu kişiler Paris’e 485 MASAK,“Suç Gelirlerinin Aklanmasında Kullanılan Tipolojiler”, giderek parfüm, değerli taşlar, takı gibi lüks eşyalar satın alırlar. Satın alınan bu eşyalar Japonya’ya götürülür ve suç örgütleri vasıtası ile buradaki lüks alışveriş merkezlerinde satılır.
Döviz Büfeleri
Yetkili müessese olarak da adlandırılan Döviz Büfeleri kambiyo mevzuatı hükümlerine göre faaliyet gösteren ve döviz alım satım işlemlerinin yapıldığı ticari işletmelerdir. Önemli bankacılık işlemlerinden biri olan döviz alım ve satım işlemleri son zamanda bu konuda uzman ve daha karlı işletmeler olan döviz büroları aracılığı ile yapılmaktadır.
Döviz büfeleri nakit kullanımın yoğun olması nedeni ile günümüzde karapara aklayıcıları tarafından aklama amaçlı tercih edilmektedir. Suç örgütleri döviz büfeleri aracılığı ile farklı değerlerdeki banknotları diğer banknotlara çevirerek ya da başka ülkelerin para birimlerine dönüştürerek karapara aklama sürecine başlamakta ve karaparanın izlerini kaybettirmektedirler. Küçük formundan büyük forma geçen veya bir ülke para biriminden başka bir ülkenin para birimine dönüştürülen karapara kaynağından uzaklaştırılmış olur. Günümüzde özellikle Avrupa birliği yaygın para birimi olan Euro kullanımı bu durumu kolaylaştırmaktadır.
Döviz büfelerinin açılması bankaların kurulmasına göre daha kolay ve daha düşük maliyet gerektiren bir durumdur. Ayrıca döviz büfeleri bankalara oranla daha az denetlenmektedir. Günümüzde döviz büfeleri döviz alım satım işlemlerinin yapılması dışında Euro çek, seyahat çekleri ve şahıs çekleri gibi ticari değerler ile de alım satım yapabilmektedir. Suç örgütleri nakit paralarını bu tür değerlere dönüştürerek farklı ülkelerin mali sistemlerine bu araçlarla karaparayı entegre etmektedirler.
ünümüzde birçok ülkede döviz büfelerinde altın ve değerli taşlarda satılmaktadır. Bu imkânlar karapara aklayan suç örgütlerinin yararına olan bir durum oluşturmaktadır. Karaparanın nakit formundan altın veya değerli taşlara dönüştürülmesi yoluyla uzaklaştırılmasını sağlayan suç örgütleri karaparayı aklamış olacaklardır.
Örnek Olay
1996 yılında Atatürk Havalimanı’nda önemli bir miktarda döviz taşıyan bir kişinin yurda giriş yapacağı ihbarının gelmesi üzerine polis bir bayan şahsı yakalamıştır. Yapılan arama sonucunda söz konusu bayan şahıs 28 milyar dolarla yakalanmıştır. Kendisinin kurye olduğunu kuryelik yaptığı her iş başına 3 bin Gulden para aldığını ve şu ana kadar elli iki defa bu amaçla yurda giriş yaptığını söylemiştir. Yapılan sorgulama neticesinde 22 yaşındaki kurye söz konusu paraların eroin satışından elde edilen para olduğunu ve bu parayı kapalı çarşıdaki bir döviz bürosuna götüreceğini itiraf etmiştir.
Borsa Ve Borsa Araçlarının Kullanılarak Karapara Aklama Yöntemi
Sermayenin liberalleşmesi ile günümüzde sermaye sınırlara takılmadan uluslar arası para piyasalarında dolaşabilmektedir. Özellikle yatırım imkânlarının teşvik edildiği ülke piyasalarında yoğunlaşan sermaye akışı günümüzde mali piyasaların birbirleri ile iç içe geçmesi etkisiyle de para piyasalarını hassas bir hale getirmiştir. Bu nedenle herhangi bir ülkenin mali piyasalarında meydana gelen olumsuz bir durum diğer ülkelerin mali piyasalarına da olumsuz etki edecektir.
Ayrıca uluslar arası mali piyasalarda istikrarsızlık ve ekonomik krizlere yol açabilmektedir. Günümüzde borsa yoğun işlem hacmi nedeniyle karapara aklayıcılar için tercih edilen bir araç olmuştur. Yoğun işlem hacmi nedeni ile karaparanın izinin bulunması zorlaşmakta ve kaynağının gizlenmesi kolay bir durum olmaktadır. Karapara aklayıcılar borsada çeşitli aracı kurumlar sayesinde işlemler yapmakta karaparayı kaynağından uzaklaştırmaktadırlar. Özellikle kambiyo görevlilerinden yararlanılarak karapara fiziki olarak hisse senedine dönüştürülebilir. Alınan bu hisse senetleri ile suç örgütlerine ait olan şirketler üzerinden çeşitli işlemler yapılmaktadır.




